ki
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon il Başkanı Mustafa Bak Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz’ın gözaltına alınması ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Başkan Bak yaptığı basın açıklamasında hukukun üstünlüğü ve demokrasi adına endişe verici bir süreci hep birlikte yaşıyoruz.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz’ın gözaltına alınması avukatlarımızın ne denli baskı altında olduğunun en son örneğidir.
Değerli arkadaşlar Nusret Yılmaz kimdir?
Nusret Yılmaz daha önce hakimlik mesleğini onur ve gururla yürütmüş, Trabzonspor’da yöneticilik yapmış, Trabzon’un yetiştirdiği önemli hukukçulardan biridir. Trabzon şehrine önemli katkıları olan kıymetli bir avukattır.Bu karar hukuk camiasında infial yaratmış, her kesimin tepkisini almıştır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun 30 yıllık aile avukatı Nusret Yılmaz’ın gözaltına alınması, sadece bireysel bir adli işlem olarak asla görülemez.
Bu olay, ülkemizde yaşanan siyasi sürecin; hukukun üstünlüğü, savunma hakkı ve demokratik değerlere yönelik baskıların en somut örneklerinden biridir.
Savunma hakkı, en temel insan haklarından biridir. Bir avukatın, müvekkilinin siyasi kimliği nedeniyle hedef alınması, hukuk devletinin özünü zedelemekte ve yargı bağımsızlığına gölge düşürmektedir.
Avukatlık mesleği, müvekkilinin görüşleri veya siyasi duruşu ile özdeşleştirilemez. Buna rağmen yaşanan bu gözaltı süreci, siyasi bir müdahalenin varlığını açıkça ortaya koymaktadır. Avukatlara yürütülecek soruşturmalar kapsamında Adalet Bakanlığı izni olması gerekirken Av. Nusret Yılmaz’a bu sürecin uygulanmaması açık bir hukuksuzluk içermektedir. Bu süreç açık ve aleni bir şekilde hukuk devleti temellerini sarsmakta, savunma hakkına savaş açmaktadır. Düzenli ve planlı bir şekilde Cumhurbaşkanı Adayımız Sn. Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı engellenerek, savunmasız bırakılmaya çalışılmaktadır.
Önce avukatı Mehmet Pehlivan tutuklanmış, şimdi de aile avukatı ve aile dostu avukat Nusret Yılmaz gözaltına alınmıştır.
Türkiye’nin demokratik düzeninde, hukuk kurumlarının tarafsızlığını koruması ve adalet mekanizmasının her türlü siyasi etkiden uzak tutulması bir zorunluluktur.
Aksi halde hem adalete güven azalmakta hem de muhalefete yönelik sindirme ve yıldırma politikaları meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.
Bu bağlamda savunma hakkını doğrudan hedef alan bu uygulamanın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını, yargı organlarının siyasi baskıdan bağımsız hareket etmesi gerektiğini, demokratik toplum düzeninin ancak özgür avukatlık ve bağımsız yargı ile ayakta kalabileceğini kamuoyuna hatırlatıyoruz.
Bizler, her türlü siyasi görüşten bağımsız olarak, hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını ve savunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz, özgürlük olmaz, huzur olmaz.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını engellemek için yapılan her türlü siyasi yargı oyunlarına asla müsaade etmeyeceğimizi, Ekrem İmamoğlu’nun tüm yol arkadaşlarına yapılan baskı ve sindirme operasyonlarına karşı her platformda kararlılıkla mücadele edeceğimizi ve ülkemizi sokulmak istenen bu karanlık düzenden hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye taşıyacağımızı kamuoyu önünde bir kez daha hatırlatıyoruz ifadelerini kullandı